NEW YORK
Amerika da seçim heyecanı zirvede. Her köşe başında iki adaydan biri adına açılmış propaganda masaları fark ediliyor. Otomobillerin tamponları başkan adaylarının çıkartmalarıyla süslü. Dikkatler ülkenin son 100 yıl içerisindeki en büyük ikinci krizi üzerinde yoğunlaşmış olduğu için, yarın ilki yapılacak TV siyasi tartışmasında, adayların krizden kurtarma planlarını açıklayacakları umuluyor.
Ülke kaderini etkileyeceğini herkesin hissettiği kritik seçime bir aydan biraz fazla bir süre kaldı.
Cumhuriyetçiler in Sarah Palin bombası galiba fos çıkmış. Genç, aile değerlerine sahip, becerikli, kendine özgü kişiliği olan politikacı bir kadın imajıyla başkan yardımcısı adayı olarak alana ilk sürüldüğünde, Hillary Clinton aday olamadığı için hayal kırıklığına uğramış Demokrat Parti li kadın seçmenlere cazip geleceği sanılmıştı. İlk başlarda cazip geldi de. Ancak ağzını açmaya ve görüş açıklamaya başladıktan sonra, özellikle de kişiliğinin bilinmeyenleri ortaya döküldükçe, Palin rüzgârı kesilmişe benziyor.
BM genel kurulu vesilesiyle New York ta bulunan o kadar devlet adamı arasından yalnızca İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez le görüşmesi, muhatabına, “Alaska daki valilik makam odamda ABD bayrağı dışında bir bayrak daha var, o da İsrail bayrağı” demesi, Palin in oylarına talip olduğu millici Amerikan seçmeni tarafından kaygıyla not edilmiş bulunuyor.
Bizler New York ta dünya sorunlarıyla baş etmeye çalışan liderleri izlerken, Amerikalı politikacılar Washington da ülkelerini krizden çıkartacak bir paket üzerinde uzlaşma zemini bulma çabasındalar. Olağanüstü sıkı bir pazarlık sürüyor ve tam anlaşma noktasına gelinmişken, bir son dakika gelişmesi çıkıp anlaşma suya düşüyor. Üç gün içerisinde üç kez yaşanan bir senaryo bu.
Amerikalılar yalnızca kriz çıkışından umut olarak izlemiyorlar Washington da olan-biteni, iki aday da krizden kurtuluş planı üzerindeki çalışmalara katıldığı için, bir ay sonra oy kullanacakları kişinin liderlik özelliklerini de sınıyorlar aynı zamanda.
John McCain, Cumhuriyetçi Parti adayı, kampanya boyunca, kendisinin, rakibi Barack Obama dan her alanda daha deneyimli, daha bilgili olduğunu seçmenlere aktarmaya çalıştı durdu; şimdi de bunu krizden çıkış müzakerelerini etkileyerek bizzat göstermeyi arzuluyor.
İlk izlenim bunun tam tersi oldu: “Washington daki müzakereler önemli, bu sebeple televizyon tartışmasını erteleyelim” teklifi, daha bilgili imajını zedeledi McCain in, sonuç da getirmedi. Önceki gece yarısına kadar süren müzakerelerde, iki-parti uzlaşıp bir anlaşmaya varmışken, partisinin tercihlerini bir tarafa bırakıp kendi planını zorlamaya çalışması yüzünden anlaşma sarpa sarınca yine kaybeden McCain in imajı oldu.
Son iki haftayı gerilimli bir biçimde gerilerden izleyen Barack Obama kamuoyu yoklamalarıyla yeniden rahat nefes alabilir hale geldi. McCain-Palin ikilisi Obama nın önünü kesemeyeceğe benziyor.
İki dönemdir Cumhuriyetçi George W. Bush tarafından yönetilen ABD nin geldiği nokta her alanda dökülüyor. Krizi iki ay geciktirmeyi bile başaramayan bir yönetim bu ve ülkenin başına açtığı dertler sadece ekonomik değil. McCain-Palin ikilisinin seçilmesi dört yıl daha Bush un devamı demek; Amerikan seçmeni bunu her gün biraz daha fazla görüyor.
Zaten bu yüzden, “Omaba ya suikast yapılabilir” endişesi toplumda alttan alta yayılıyor.