28 Şubat’tan sonra birçok bankanın hortumlandığı ortaya çıkınca batık banka patronları ve yöneticileri yıllarca süren davalarda yargılandı. Bankaların yönetiminde bulunmalarına rağmen yargı emekli generallere dokunmadı. 2008-06-09 - 04:06
28 Şubat’tan sonra birçok bankanın hortumlandığı ortaya çıkınca batık
banka patronları ve yöneticileri yıllarca süren davalarda yargılandı.
Bankaların yönetiminde bulunmalarına rağmen yargı emekli generallere
dokunmadı.
28 Şubat, sadece siyasi ve sosyal hayatın dengesini bozmakla kalmadı,
aynı zamanda ekonomiyi de raydan çıkardı. Bankalar, post-modern
darbeden sonra âdeta devlet parasını hortumlamak için kullanıldı. Bu
gerçek ortaya çıkınca bankalara yönelik cumhuriyet tarihinin en büyük
operasyonu yapıldı. Soruşturmayla birlikte bankalara el konuldu,
sahipleri ve yöneticileri tutuklanarak cezaevine gönderildi. Batık
banka davalarına bakması için ihtisas mahkemesi kuruldu. İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi’nde yıllarca süren davalarda patronlar ve banka
yöneticileri ağır hapis ve para cezalarına çarptırıldı. 28 Şubat
döneminde, batan bazı bankaların yönetiminde emekli generaller de
vardı. Aslında onlar da diğer sanıklar gibi her türlü zarardan
sorumluydu. Ancak kimse onlara dokunmadı. Savcılar bazılarına soru bile
sormadı.
Yöneticileri arasında “paşa” bulunan Etibank, İnterbank ve Sümerbank’ın
sadece sivil yöneticilerinin cezalandırılması akıllarda hâlâ soru
işareti. 1990-93 yılları arasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı yapan
Muhittin Fisunoğlu, Hayyam Garipoğlu’nun Sümerbank’ında, eski Jandarma
Genel Komutanı emekli Orgeneral Teoman Koman ise Cavit Çağlar’ın
İnterbank’ında yönetim kurulu üyesiydi. Çağlar ve Garipoğlu, bankaları
fona devredilince cezaevine gönderildi. Yıllarca süren davalarda ağır
hapis ve para cezasına çarptırıldılar. Ancak Fisunoğlu hakkında
takipsizlik kararı verildi, Koman’ın ise ifadesi bile alınmadı.
Fisunoğlu’nun Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Teoman Koman’ın MİT
Müsteşarlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı yaptığı dönemde
Diyarbakır-Batman bölgesinde örgütlendirilen Hizbullah konusu hâlen
aydınlatılmamış ve devlet sırrı olarak korunan bir konu. O yıllarda
Fisunoğlu ve Koman, Hizbullah’ın “PKK’nın baskınlarına karşı kendini
koruyan, dinî inançları kuvvetli vatandaşlardan” oluştuğunu
açıklamışlardı. 28 Şubat’ın ünlü generallerinden Güven Erkaya, Bank
Ekspres’in ve sürekli el değiştiren Kanal-6’nın patronu Korkmaz
Yiğit’in danışmanlığını yaptı. Yiğit’in kimyasını değiştiren,
hükümetler deviren Türkbank skandalı yaşanırken, kimse danışmanına soru
soramadı. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Vural Bayazıt
da Dinç Bilgin’in Etibank’ında yönetim kurulu üyeliği yaptı. Bilgin,
hapislerde süründü, bütün servetini kaybetti. Ancak Bayazıt’a hiç
dokunulmadı.
‘ASKERİN YARGILANMAMASI ÇİFTE STANDART’
Batık Sümerbank davasında 16 yıl hapis cezasına çarptırılan Hayyam
Garipoğlu ‘Sus Konuşma’ isimli kitabında, bankanın yönetim kurulu üyesi
olan emekli Orgenaral Muhittin Fisunoğlu’nun yargılanmamasını ‘çifte
standart’ olarak değerlendiriyor. Bu duruma sitem eden Garipoğlu
şunları dile getiriyor: “28 Şubat sürecini yaşıyoruz ve çevremden
‘Senin bankanda yönetim kurulunda sen ve müdürlerin dışında etkinliği
olan tek kişi yok, hiç olmazsa asker kökenli birini al’ tavsiyeleri
geliyordu. Bunun üzerine tavsiye edilen eski Kara Kuvvetleri Komutanı
Orgenaral Muhittin Fisunoğlu ile tanıştık ve yönetim kuruluna aldık.
Koskoca orduyu yönetmiş bir generalin, üst düzey bir bankanın idaresine
hayat ve yönetim tecrübelerini aktararak faydalı olacağını düşündüm.
(...) Bütün suçlandığımız kredilerde yönetim kurulu üyesi olarak imzası
olduğu hâlde, kendisine dolandırıcılıkla ilgili dava açılmadı.”
BANKA DAVALARI YARGITAY KARARINI BEKLİYOR
Sümerbank: Bankanın sahibi Hayyam Garipoğlu önce 27 yıl cezaya
çarptırıldı. Ancak Yargıtay cezayı fazla buldu. İkinci kez görülen
davada Garipoğlu’na bu kez 16 yıl hapis ve 1 milyon 785 bin YTL para
cezası verildi. Dava dosyası yerel mahkemece Yargıtay’a gönderildi.
Yaklaşık 45 sanığın yargılandığı davada bankanın yönetim kurulu
üyelerine değişik oranda cezalar verildi. Bazı sanıklar için ise zaman
aşımı süresi dolduğu için dava düştü.
Etibank: Bankanın zarara uğratılmasına ilişkin, aralarında Dinç Bilgin,
Cavit Çağlar ile Nail Keçili’nin de bulunduğu 23 sanıklı davada mahkeme
Dinç Bilgin’i “İhtilasen zimmet” suçundan 14 yıl hapis ve 499.9 milyon
YTL para cezasına çarptırdı. Ancak bu dava ‘redd-i hâkim talebine’
uyulmadığı gerekçesiyle Yargıtayca bozuldu. Dava İstanbul 3. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde devam ediyor.
İnterbank: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin ‘İnterbank Davası’nda
‘dolandırıcılık’ suçundan verilen çeşitli hapis cezalarını indirerek
yeniden belirleyen yerel mahkeme kararını bozmasının ardından dava bir
kez daha görüldü. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmada,
Cavit Çağlar’ın da aralarında bulunduğu 4 kişinin 1 yıl 6’şar ay 22’şer
günlük hapis cezaları 1 yıl 15’er güne, diğer 30 sanığın cezaları da 8
aya indirilerek ertelendi.